Manila

IMG_8665

 

 

 

IMG_8702

 

 

IMG_8746

 

 

IMG_8784

 

 

IMG_8817

 

IMG_8847

 

 

IMG_8858

 

 

IMG_8869

 

Reklamlar

Bükreş

Kış olmasından dolayı yollar boş olmasına rağmen Siren sesini en çok duyduğum şehir.

Havaliamanında ekranda bulunan firma isimlerine tuşlayarak çıkan numaradaki taksiyi dışarıda bekliyorsunuz. Taksi firmaları farklı olduğu gibi fiyatlarıda değişken, kapılarında km fiyatı yazıyor. En ucuz 1,39 Lei (1,20 TL)

Bütün gezilerimde olduğu gibi sabah merkeze en uzak noktada olan havalimanı yakınlarındaki Parcul Herăstrău parkına giderek donmuş göletin üzerinde yürüdüm. Buradan hemen yan tarafındaki Bükreşin en önemli atraksiyonu olan Dimitrie Gusti Ulusal Köy Müzesini ziyaret ettim. 17.-20. yüzyıl arasında inşa edilmiş otantik köy  evlerinin olduğu alan 1936 yılında açılmış. Bölgeye giderken otobüste tanıştığım Otopenide yaşayan  üniversiteli Adrianla bayağı sohbet ettik. Şehri tanıma adına çok katkısı oldu. Havanın çok güzel olduğunu geçen hafta kar yağışından okulların 1 hafta tatil olduğunu söyledi.

img_7340

img_7349

 

1935 yılında yapılan ve Paris‘te bulunan Zafer Takı’nın kopyası olan Arcul de Triumf kapısını fotoğrafladıktan sonra merkeze doğru giden x bir otobüse bindim.

img_7395

Otobüs farklı bir yöne dönünce indim gencin birine tramvayın nereye gittiğini harita üzerinde sordum, merkezi gösterincede tramvaya bindim.  Tramvay bütün bükreşi bir yuvarlak düşünün tam bir tur attı.. tabiki bu tip durumlar şehrin gerçek yüzünüde öğrenmenize yardımcı oluyor. Tramvayda kimse kalmayınca Bellu mezarlığını önünde inmişim. Buradan çok büyük Tineretului Parkının içinden geçerek bizde kimsenin dışarı çıkmadığı havada herkesin çoluk çocuk parkda olduğuna ve kızaklarla kaydıklarına şahit oldum. Genel hava durumunun, yaşam şartlarını çok belirleyici bir faktör olduğu bir kez daha gösteriyor. Bu büyük parklarda yazın çok eğlenceli geçeceğini düşünüyorum.

 

img_7404

İlk Gün çoğu yeri gezince otelin tam karşısında olmasından dolayı Parlamentoya gitmeye karar verdim. Pentagon’dan sonra Dünyanın en büyük binası olduğu söyleniyor. 1984 yılında yapımına başlanan bina 1997 yılında bitirilmiş. Gruplar saat başında alındığından dolayı çay içerken buyrun oturabilirsiniz dediğim genç  çiftin Berlinde yaşayan Türk Gamze ve İspanyol Pablo olduğunu öğrendim. Hem beraber gezdik hem de fotoğraflarımızı çekmiş olduk. Parlamento gezilmeli mi?  Bükreş te Turistik yer sayısı az olduğu için gezilmesi gerekir mi gerekir…. Gezilmezse çok şey kaybedilir mi kaybedilmez. Ben özellikle Cavuşesku isminden dolayı ziyaret ettim.

img_7441

Çıkışta yemek yiyeceklerini söyleyince bende yemek yiyeceğimi sorun olmazsa onlarla gelebileceğimi söyleyince  daha önce inceledikleri güzel atmosferi olan Hanu’ Berarilor Casa Soare de yemeğimizi yedik. Daha sonra onlar sanat müzesine ben ise 1724 yılında yapılmış küçük ama mimarisi çok hoşuma giden Biserica Stavropoleos Ortodoks kilisesine gittim

img_7455

Old town bölgesindeki bar tarzı yerlerde insan yoğunluğu  genele göre daha fazla. Şehrin her yerinde bulunan fırınlardan simit ya da pide tarzı şeyler alıp yiyebilirsiniz fakat restaurant sayısı oldukça az.

Havalimanında fazla beklemeyeyim diye Fenerbahçe maçını izleyip giderim derken devre arasında yollarda kalabalık bir yürüyüş gördüm. Maç çıkışıdır diye düşünmüşken maçın bitiminde müthiş bir insan seli olunca bırakın taksi bulmayı , Trafiğin olduğu açık bir cadde bulabilmek için tahmini 40 civarında stresli bir zaman geçirdim. 20 Euro isteyen ve dönüşü yok diye gitmek istemeyen 2 tane taksi bulabildim. En sonunda 10 Euro ve cebimde kalan 3 Lei ile gitmeyi kabul edeni buldum.( Taksiciden öğrendiğime göre tahmini 300.000 kişi olan kalabalık  Af kanununu protesto etmek için yürüyorlarmış.)

Son anda da uçağa yetişmiş oldum.

img_7483